Yazı Detayı
15 Ağustos 2017 - Salı 19:59 Bu yazı 225 kez okundu
 
KOMŞU KAPISI THASSOS
Aslı Kafkas
aslikafkas@gmail.com
 
 

Üç günlük tatil ard arda denk geldiğinde şayet başka bir plan da yoksa üstelik vizem de henüz dolmamışsa aklıma gelen ilk kaçış rotası, komşu kapımız Thassos oluyor…

İlk başta motor camiasından olmayan arkadaşlarım ve başta ailem dalga geçiyordu “ ne o Aslı Yunanlı bir damat mı getiriyorsun yoksa” diye. Oysa bilmiyorlardı ki sadece 500 km ileride, neredeyse Ankara’ya gider gibi yani, hem en güzel sofralar ile midemi sevindiriyor hem  en güzel virajlar ile motorumu mutlu ediyor hem de enfes koyları ve denizi ile kısa da olsa bir tatil yapıyordum.

Öyle alıştım ki Thassos a gitmeye, artık canım ne Ayvalık’a gitmek istiyor, ne Bodrum’a ne de Antalya’ya…  Mesela geçtiğimiz Ramazan bayramı tatilinde bir grup arkadaşım ile  Thassos Golden Beach de kamp yaptık, tam beş gün çadırda kaldık, benim ilk uzun kampım oldu, daha önce sadece  iki  geceard arda çadırda kamp yapmıştım ve çadır hayatı bana, “tamam bu kadar yeter” dedirtmişti, ama bu sefer kamp bitip de çadırımı toplarken , sanki yıllardır yaşadığım stüdyo dairemi satıyormuşum hissine kapıldım, resmen duygulandım . 

Kampın konforundan biraz bahsetmek istiyorum; çadırımın başında “”elektrik prizi” ki artık her nereye giderseniz gidin en iyi lokasyon prize en yakın lokasyondur. Banyolarda 7/24 “sıcak su”, tuvaletleri alaturka ve sürekli yıkanıp temizleniyor , hiç pis görmedim ve buna çok şaşırdım. Mutfağında kocaman tertemizbirkaç tane tezgah(git salatanı yap,15 kişilik çoban salatası yaptım ve test ettim)  ve buzdolabı bulunan(her ne hikmetse o buzdolabından başka hiçbir turistin yiyeceklerimizi çalmadığı, koyduğumuz gibi geri aldığımız şekilde güvenli) çok konforlu bir kamp oldu. Ekibimiz de çok uyumluydu. Gün boyunca farklı koylarda denize girip, zaten yorulduğumuz için akşamları da  maksimum 25 eur gibi bir rakama kurulan o müthiş sorfaların ardından, gece ancak çadıra kendimizi atıp sabah ise cırcırböceklerinin ve yaprak hışırtılarının arasında uyanmak ve çadırın tepesine bakıp günün ilk ışıklarına merhaba derken, sanırım rüyadayım, burası cennetindemosu mu acaba diye düşünmeden kendimi alamadım, keşke bu tatil hiç bitmese dediğim bir noktadaydım. Aslında hedefimiz halkidiki ye kadar gidip birkaç gün de orada kalmaktı ama thassosda gezilecek o kadar plaj var ki, çadır söküp halkidikiye gidip tekrar çadır kurmak ile bir günümüzü heba etmek yerine, kalıp buranın tadını çıkarmaya karar verdik.

En beğendiğim plaj Alikibeach oldu, sanki devasa boyutta dibi kum bir havuzun içinde yüzüyormuşum hissi uyandırdı, gözlük ve şnorkelsiz daldığınızda bile nefesiniz kesilene kadar çıkmayı unutuyorsunuz, görebildiğiniz kadar kum, görebildiğiniz kadar deniz ve minik balıklar….  Biraz sitem etmeden geçemiyorum, Egenin iki kıyısıyız sadece, neden bu kadar farklıyız…

Geçen yıldan bu zamana kadar Orada da ufak tefek bozulmalar dikkatimi çekti, gittiğimiz her yeri bir parça negatif yönde ayrıştırıyoruz sanırım, örneğin geçen bahar da gittiğimiz bir taverna (isim vermeyim) yunan müziklerinin eşliğinde keyifli bir gece yaşatırken birden bire  davul getirip Ankaranın bağlarına doğru bir geçiş yaptı, güldük, şaşırdık, “bunu istesek Kapadokya’ya sürerdik” diye düşünmeden edemedim… Önceden Alakart olarak seçtiğimiz menü yerine Fix menü uygulaması ile tanışmışlar. 4-5 eur ya aldığımız karides ya da ahtapot tabağı 7 eurlara çıkmış… arz talep mi desek..ucuz diye diye uyandırdık sanırım komşularımızı. Ama yine de hala ucuz J Zaten ne geliyorsa başımıza bu kemiği olmayan  dilimizden geliyor.

Bir ara güneşlenirken gözlerimi kapatıp dalmıştım ki sesler duydum, biri bağırıyor “kızııımmmkoşmaa…” öbürü bağırıyor “oğğlummmyapmaaa…”  başka biri bağırıyor “Osmaannossmannn..“ AllahımMarmaris’demiyim acaba diye irkildim, her yer tıka basa Türk ve 34 plaka. Hatta öyle ki Marbelbeachde motor kıyafetlerini üstümden çıkardım elimde botlarım ile plaja doğru yürürken arkamdan  “Assslıııı” diye bir ses geldi, döndüm baktım ve 12 yıldır görmediğim bir arkadaşım ile karşılaştım, sosyal medya hesabımdan  Thassos da olduğumu görmüş ve her geçen motorcuya dikkatle bakıyormuş belki beni görür diye ve ne tesadüftür ki denk geldikJ O kadar Türk dolu yani gerisini siz düşünün.  Bu yazıyı yazdım ama yazmasamıydım diye de düşündüm bir an, belki okuyup birkaç Türk daha gider… Gidin gidin de lütfen ne ucuz yer falan demeyin, “ooo ne bu fiyat bu kadar pahalı” filan deyin de kendilerine çeki düzen versinler ;)

Ben kahvaltıyı minimum, zeytin, peynir, domates, çay, maksimum ise van kahvaltısına kadar uzanan bir masa ile yapabilen klasik bir Türk’üm, börek çörek kruvasan beni asla mutlu etmez, doymam da zaten. Önceki gelişlerimde, yakında ki marketten gönlüme göre alışveriş yapıp, kaldığım otelde, odamın önünde ki veranda da kendime kahvaltı tabağı hazırlayıp, güne güzel başlamayı keşfetmiştim. Bu gidişimde buna gerek kalmadı çünkü Motor camiasının yakından tanıdığı isim olan ve Thassos’daME GUSTA adlı kendine ait pastane işleten sevgili dostumuz Chris , “o da ne! Kahvaltı tabağı ilave etmiş menüsüne, hem de sınırsız çay yanındaJ”  İsteyene menemen de yapıyor ve hatta sucuklu yumurta….  Kamp alanında ise tam bir imece içindeydik, sabah yakında ki markette gençleri gönderip eksik malzemeleri aldırıp, kamp ocağını yakıp sucuklu yumurta mı istersiniz çay mı istersiniz hepsi en geç sabah saat 10:00 da hazır ve nazır şekilde masada bizi bekliyor oldu.

Altı gün çok çabuk geçti,  artık ayrılma zamanı geldi, topladık eşyalarımızı, yükledik motorlara, kampın kapısına geldik 5 günlük hesap çıktı kişi başı 57 eur…… Otelde kalmaya ne gerek var…  her zaman olmasa da arada çadır hayatı da çok güzel…

Bu tatilin en zor tarafı Gümrük den geçmek oldu, İpsala’ya vardığımızda  kilometrelerce kuyruk ile karşılaştık. Araba ile gelen dostlarımız vardı, onlar gece yarısı yola çıkmışlardı ki ancak bizimle aynı saatte geçebilsinler. Motosiklet kullanmanın verdiği rahatlık ile yan şeritten basıp en öne kadar geldik, arada bize sert çıkışan sürücüler oldu, onların hakkını yediğimizi düşünüyorlardı oysa ki Yunanistan tarafında Motorculara açılan bir kapı vardı. Anlatamadık ama geçtik. O kilometrelerce uzun kuyruğu görünce,  bizim bir saatte gümrüğü geçmemiz gerçek bir mucize idi. Araba sürücüleri biz motorculara biraz haksızlık ediyor bu konuda, şöyle ki; kendileri konforlu bir şekilde klimalı ortamda seyahat ediyorlarken biz sıcakta üstümüzde ki kilolarca kıyafet ile seyahat etmek zorundayız, evet kabul ediyorum bu bizim tercihimiz ama trafiği rahatlattığımızı düşünürsek bir önceliği hak ediyoruz, ayrıca arabada genelde beş kişi oluyor, bu da beş kişilik pasaport kontrolü demek, motorda ise genelimiz tek kişi. Yani bir araba eşittir beş motor. Ancak bize yol veren araçlarda yok değil, hemen anlıyorsun ki ya kendisi ya da bir tanıdığı motorcu. Selam olsun o dostlara.

Thassos u yazmaya ne bu yazı ne de başka yazılar yetmez, en iyisi siz gidin ve görün.

 

Merak edenler için bir kişilik 5 gece 6 günThassos tatilinin kalem kalem maliyetini size yazayım istiyorum.

*50eurluk benzin 200 tlyaptı (İstanbul-thassos-istanbul)

*57 eurkonaklama  230tl yaptı 5 gece (çadır/ ben/ motor)

*25+25 eur taverna 2 gece  200tl (ankaranın bağları yanında hediye)

*13 eur pizza 52 tl  (potos da taş fırın pizzası enfes tavsiye ederim, ama içinde domuz jambonu ya da benzeri şeyler  yemek istemiyorsanız tercihlerinizi baştan söyleyin)

*10 eur mangal katılım payı 40 tl ( bir akşam kamp alanında para toplayıp mangal yaktık, kişi başı 3 dürüm kuzu eti düştü, ben ikincide doydum, hakkımı yanımda ki gariban açlara hediye ettim )

*20 eur yine bir sürü deniz mahsulü tabağı 80 tl

*son gün artık ne yediğimi ben de hatırlayamadım ama sanırım en fazla yine 20 eur dur.. 80 tl diyelim

*feribot thassos  gidiş dönüş 8,5+8,5 =17 eur   70 tl (yaz sezonunda yarım saatte bir her iki yöne de feribot var , ada psikozu yaşanmıyor)

*öğlenleri pek bir şey yememişiz kavun peynir ekmek kraker vs bir de bolca yüzünce 3 kilo vermişim.

*kahvaltı katılım payları da toplam 15 euryu geçmemiştir 60 tl

*plaj da şezlong parası yok içtiğini veriyorsun 3 eur *5gün= 15 eur  60tl (en güzel plajlarda tüm gün kalma parası! )

*20 eur da su kola meyva suyu vs desek 80 tl

Toplam 285eur = 1150tl (yuvarlak hesap)

Bunlar fazla fazla harcamalar, çok daha da kısabilirsiniz, her bütçeye göre yeme içme imkanı mevcut.

 

Ve tabi her güzel şey gibi bu tatil de bitti.

 

 

Mutlu kalın,

Aslı

 
 
 
Etiketler: KOMŞU, KAPISI, THASSOS, ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Son Sayımız
Alıntı Yazarlar
Anketler
2017 Motobike İstanbul Fuarını Nasıl Buldunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
13
13
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
9
0
1
4
5
3
Göztepe
10
10
1
1
3
5
4
Medipol Başakşehir
10
9
1
1
3
5
5
Kayserispor
10
8
1
1
3
5
6
Akhisarspor
10
7
1
1
3
5
7
Bursaspor
9
11
2
0
3
5
8
Fenerbahçe
8
12
1
2
2
5
9
Trabzonspor
8
11
1
2
2
5
10
Kasımpaşa
7
9
2
1
2
5
11
Sivasspor
6
6
3
0
2
5
12
K. Karabükspor
5
6
2
2
1
5
13
Yeni Malatyaspor
4
8
3
1
1
5
14
Alanyaspor
4
7
3
1
1
5
15
Atiker Konyaspor
3
5
4
0
1
5
16
Antalyaspor
3
4
2
3
0
5
17
Osmanlıspor FK
1
6
4
1
0
5
18
Gençlerbirliği
1
5
4
1
0
5
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
a2Teker