Yazı Detayı
17 Aralık 2015 - Perşembe 10:47 Bu yazı 1167 kez okundu
 
Paniklemenin Tam Zamanı
Birkan Ertörer
birkane@galen.com.tr
 
 

Panik fren çalışması hiç yapmadıysanız, Paniklemenin Tam Zamanı.

Motor kullanmayı seviyorsunuz. Hatta bu sizin için sevmekten de öte, tam bir tutku. Sürekli modelleri inceliyorsunuz, arkadaşlarınızla motor muhabbetleri yapıyorsunuz. Özelliklerini biliyorsunuz. Kimi zaman arkadaşlarınızla motosikletlerinizin kaç yaptığını veya 0-100 km’ye kaç saniyede çıktığını konuşuyorsunuz. Kendi motorunuzun 100km’ye kaç saniyede çıktığını ezbere biliyorsunuz. Peki 100 km hızla giderken kaç saniyede durabileceğini biliyor musunuz?

Eminim en fazla kaç yaparım denemesi yaptınız. Peki en çabuk nasıl dururum denemeleri yaptınız mı? Eğer kararlı bir şekilde evet diyemiyorsanız yazımın devamını daha da dikkatli okumanızı öneririm.

 

Güzel bir günde keyifli bir sürüş yaptığınızı düşünün. Yollar sakin ve keyfiniz yerinde. Rüzgar yüzünüze yüzünüze vuruyor. Az ilerideki bir arabanın arkasından bir anda karşınıza bir kedi ve onu kovalayan köpek yola fırlıyor. Sağda araba var, solda da kaldırım. Tek çareniz durmak. Durumla ilk karşılaştığınız anda beyninizin emirleriyle vücutta bol heyecan, kalp hızlanması, birçok korku faktörleri devreye giriyor. Belki de vücudunuzu kasıyorsunuz. İşte tam burada ihtiyacınız olan eylemin, hatta kontrollü refleks hareketinin adı panik fren. Yani gündelik kullanımda planlı olarak yaptığınız bir yavaşlatma frenlemesi değil. Tam olarak en kısa sürede ve en güvenli şekilde durma veya hızınızı yavaşlatmaya yarayacak olan hızlı ve etkili bir frenleme.

 

   Bunda ne var demeyin. Bu sadece frenlere asılmak anlamına gelmiyor. İçinde çok değişken var. Motorunuzu tanımak, fren gücünü bilmek, frenleri sıkma şiddeti ve yönetimini bilmek, ön ile arka freni birlikte kullanabilmek, bakışınızı yönetmek, durduktan sonra düşmemeyi bilmek...gibi bir çok madde sayabiliriz. İçinizi biraz karartmış olabilirim ancak bunların üstesinden gelmek tabi ki de mümkün. Basit bir sırrı var o da eğitim. Yani bilinçli bir şekilde o an gelmeden önce o ana çalışmak ve hazır olmak.

 

    Kesinlikle motosikletinizle eğitimlere katılmalısınız. Özellikle kapalı alanlarda yapılan eğitimlerde panik frenleme, engellerden kaçma gibi gündelik kullanımda çok işinize yarayacak konuları pratik yapma imkanı bulursunuz. Bu eğitimleri sadece bir kez almanızı değil, belirli aralıklarla alarak tekrar etmenizi öneririm. Özellikle belirli bir süre motosiklet kullanmıyorsanız reflekslerinizin zayıflayacağını veya alışkanlıklarınızı unutabileceğinizi göz ardı etmeyin.

 

    Bir diğer faktörde kullandığınız motosikletin değişmesi. Motosikletinizi değiştirdiyseniz yeni motosikletiniz ile de aynı kapalı alan eğitimlerini tekrar etmeniz sizin yararınıza olacaktır. Bu hem motosikletinizi daha iyi tanıyarak ona olan hakimiyetinizi arttıracak, hem de günlük sürüşlerde size ihtiyacınız olan refleksleri kazanmanıza yardımcı olacaktır.

 

    Panik fren ve kardeşi sayılabilecek tehlikelerden kaçma denemelerini sadece eğitimlerde yapmanıza da gerek yok. Diyelim ki eğitimimizi aldık. Her şey bitti mi. Bir daha ki eğitime kadar bir şey yapmayalım mı? Tabi ki de yapabilecek çok şey var. Aynı çalışmaları güvenli olduğuna emin olduğumuz boş bir alanda veya yolda yapabiliriz. Özellikle önden veya arkadan gelen bir araç yok ise kendinize bir frenleme noktası seçip panik fren çalışması çalışabiliriz. Veya bir mazgal kapağından veya çizgilerden hızlı kontra hareketleri ile kaçma talimleri yapabiliriz. Ben her fırsat bulduğumda eğitimlerden öğrendiklerimi tekrar ederim. Hem de tekrar tekrar. Hatta panik fren çalışmasını araba içinde sürekli yaparım.

 

   Bu yazıda amacım size panik frenleme eğitimi vermek veya yöntemini anlatmak değil. Zaten size önerim eğitim gibi ciddi bir konuyu bir iki satır bilgiye indirgemeye çalışmayın. Eğitime zaman ayırın ve detaylıca doğru ortamda, doğru kişiler eşliğinde eğitim alın. Sonra öğrendiklerinizi gündelik sürüşünüze yansıtın. Benim amacım konunun önemini bir kez daha hatırlatmak ve dikkatinizi çekmek. Mutlaka bir kısmınız defalarca panik fren çalışması yapmıştır, ama mutlaka bir kısmınız da yapmamıştır. Ancak istinasız herkesin aniden önüne çıkan bir şey olmuştur. Şu unutmayalım yolumuz ne kadar kısa olursa olsun motosikletin üzerine bindiğimiz an itibariyle tehlikeye hazır olmalıyız. Markası ne olursa olsun tüm motosikletler birer makina ve tepkileri belirli zamanlarda değişse bile genelde sistemseldir. Yani yönetilebilirler. Daha iyi yönetmek içinde bilgili ve eğitimli olmalısınız. Bunun sınırı da, sonu da yok. Motosiklet hakkında okumaya ve öğrenmeye devam!

 

 

Birkan ERTÖRER

OMM Derneği Üyesi

 

 

 

 
 
 
Etiketler: Paniklemenin, Tam, Zamanı
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Son Sayımız
Alıntı Yazarlar
a2Teker